Saadettin Turan

saadettinturan@gmail.com

twitter

Kategori : Yazarlar
Tarih : 20.09.2014

Kez Okundu

Şimdi çürükleri ayıklayacağız

Gayrimenkul sektöründe son günlerde gündeme gelen ve  “çürük müteahhitler ayıklanacak” haberiyle de ulusal boyuta taşınan müteahhitlik yasasının inşaat sektörüne neler getirip neler götüreceğini hep birlikte göreceğiz fakat yasaların, yönetmeliklerin  yürümekte olan sistemi iyileştirmeye ve verimli hale getirmeye yönelik düzenlenmesi gerektiğine inananlardanım.

 

İşine gereken özeni göstermeyen maddi ve manevi mağduriyetlere sebep olan meslek erbabının faturası büyük bir sektöre kesilmez umarım. İş güvenliği ve mesleki yeterlilik, finansal ve teknik yeterlilik gibi konular inşaat sektörünün olmazsa olmazları iken gereksiz bürokrasi ve izinler onaylar denetimler tedbirler  derken yapılacak işin gerek süresinin gerek maliyetinin yükseltilmesi sektörde zaten var olan bürokrasiyi daha da artıracağı kanaatindeyim.

 

Peki neden bu yasa çalışmasına ihtiyaç duyuldu sorusu aklımıza geliyor. Malum o acı Marmara depremi sonrası ülke olarak ilk şoku atlattığımız yıllarda gerek devlet gerekse kurumlar şapkayı önüne koyup düşünmeye başladı daha güvenli daha nitelikli konutlara ihtiyaç vardı.

 

TOKİ  marifetiyle büyük bir inşaat ve konut hamlesi başlatıldı ve bu konut arzı 2005-2009 yılları arasında en yüksek seviyelere ulaştı. Binlerce konut üreten müteahhitler 24 ay gibi kısa sürelerde gerek satış gerekse imalatlarını bitirip yeni projelere yelken açar oldular. Bu arada şehir içinde halk diliyle mahalle arası müteahhit diye tabir edilen orta ve küçük ölçekli müteahhitlerde kat karşılığı işlerle ilerlemişlerdi.

 

Sektördeki bu hareket bazı kesimlerin iştahını kabartmış olsa gerek ki işi bilen bilmeyen bir çok girişimci müteahhit olup çıktı. Tekstilciler, otomotivciler, turizmciler vs vs. Olamazlar mıydı ?Pekala olabilirlerdi ülkemizde teşebbüs hürriyeti var. Maalesef ki bu durum sektörün asıl aktörlerinin rekabet şartlarının ağırlaşmasına ve maliyetlerinin yükselmesine sebep oldu. İşi bilen herkes bilir ki hakkını vererek bir şantiye kurmak ile bir şey olmaz böyle de olur mantığıyla bir şantiye kurmak arasında ciddi farklılıklar vardı. Sonra gelsin iş kazaları gitsin maketten şatış fiyaskoları, geç teslimatlar. Şimdi çürükleri ayıklayacağız diyoruz ne diyelim zararın neresinden dönülse kardır.

 

Gerek kamunun açtığı  ihalelerde gerekse özel şahıs projelerinde  değerlendirme kriteri en yüksek teklifi veren firma yada firmalar ortaklığı mıydı, yoksa firmaların finansal yeterlilikleri daha önce aldıkları işleri zamanında bitirip bitirmedikleri, şantiyelerinde meydana gelmiş iş kazaları, müşterileri ile mahkemelik durumları var mı, yok mu  gibi durumlar mıydı?  Tabi ki koca bir sektör yanlızca TOKİ ve onun iştiraki kurumları nezdinde değerlendirilemez. Kaldı ki  işlerine en çok itina göstermeye çalışan kurumlarken.  Fakat vatandaşın gözünde oluşan A grubu B grubu müteahhit kavramının belki daha önceden bir alfabesinin oluşması gerekiyordu.  Sektörü, yasaları, son gelişmeleri bir yana koyup şöyle bir düşünelim. Atalarımız ne demişler?“Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver

YAZARIN TÜM YAZILARI
TOP